Gazete Çocuk Son Konular

Gazete Çocuk

Yasal Düzenlemelerde Çocuğun Varlığı
Büyükler

Yasal Düzenlemelerde Çocuğun Varlığı 

Çocukluk dönemi bedensel, ruhsal, zihinsel ve sosyal gelişmenin hızla sürdüğü bir dönemdir. Bu nedenle birey, her türlü sömürüye ve ihmali eylemler neticesinde zarara uğramasına karşı kendini koruyacak yetkinlikte olmadığı için özel olarak korunmaya ihtiyaç duyar. Bu durum yasal korumayı da içerir. Çocuklarla ilgili yasal düzenlemeler bu gereksinimleri karşılamaktadır. Çocukların özel olarak korunmaları hukuksal anlamda anayasanın ve uluslararası anlaşmaların sosyal koruma kurallarının gereğidir. En başta hukukun en üstün değeri olan eşitlik ilkesi çocukların özel olarak korunmasını gerektirir (SEROZAN, Rona; Çocuk Hukuku, Vedat Kitapçılık, İSTABUL, 2005).

Çocuk hakları, yetişkin haklarıyla çelişki içinde değildir. İnsan hakları hukukunun bir parçasıdır. Çocukların diğer insanlara karşı özel haklara sahip olması, gelişme gereksinimleri nedeniyle özel insan haklarına sahip olmaları anlamına gelmektedir. Çocuk doğduğu andan itibaren yetişkinlerle aynı değerde kişilik haklarına sahiptir.

Bu nedenle insan haklarına ilişkin bildirgeler, sözleşmeler ve anayasalarda kullanılan “herkes” ifadesi çocuğu da kapsamaktadır. Çocuk hakları, çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlaki bakımlardan özgürlük ve saygınlık içinde, sağlıklı ve normal biçimde gelişebilmesi için hukuk kuralları ile korunan yararlardır (AKYÜZ, Emine; Çocuk Hukuku, Pegem Akademi Yayıncılık, ANKARA, 2000).

Çocuğun hukuki durumunu tespit eden bütün hukuk kuralları objektif çocuk hukukunu meydana getirir. Çocukları hukuk alanında korunması; kamu hukuku koruması ile özel hukuk koruması olarak karşımıza çıkmaktadır.

Akyüz’e göre; çocuk hukukunun bir bütün olarak özel hukuk ya da kamu hukuk alanına girdiği söylenemez (AKYÜZ, Emine; Çocuk Hukuku, Pegem Akademi Yayıncılık, ANKARA, 2000).

Çocuğun kötü muameleye maruz kalmasına ve cinsel istismarına karşı Ceza Yasası ve benzeri kamusal yasalarla korunması, kamusal koruma sayılır. Kamusal koruma yanında özel hukukun koruması vardır. Rona Serozan’ a göre; Medeni Kanun; kişilik, soybağı, velayet ve nafaka konularındaki kuralları ile bu alana girer. Yine Serozan’ a göre; İş hukuku alanında çalışma koşulları açısından öngörülen çocuk yanlısı korumalar kamu hukuku ile özel hukukun kesişme noktasında yer alırlar.

Temelde insan üst değerlerinin korunmasını amaçlayan insan haklarının geliştirilmesinde, medeni ve siyasal haklar ile ekonomik ve sosyal haklar bir arada ele alınmalıdır. Bu açıdan her iki hak kategorisini de içinde barındıran çocuk haklarının korunmasında, devletin negatif ve pozitif yükümlülükleri vardır.

Devlet, çocuk hakları ile ilişkili sözleşme normlarına uymalı ve çocuk haklarını ihlal edenlerden korunmalıdır. Çocuk haklarını realize etmek bakımından gerekli pozitif tedbirler alınmalıdır. İnsan haklarının korunumu kavramı aynı zamanda devletin, devlet dışı aktörler tarafından hakların ihlal edilmesini engelleme yükümlülüğünü içerdiği için devlet, devlet dışı aktörler tarafından çocuk haklarının ihlalini önlemelidir (KARAOSMANOĞLU, Fatih; İnsan Hakları, Seçkin Yayıncılık, ANKARA, 2003).

Çocuk hakları, insan haklarının ve anayasal temel hakların 18 yaşından küçük çocuklara da tanınmasıyla ortaya çıkmıştır. (SEROZAN, Rona; Çocuk Hukuku, Vedat Kitapçılık, İSTABUL, 2005).

Çocuk hakları alanındaki incelemeler konunun önemine rağmen yeterli sayıda olmamakla birlikte bazı gelişmelerin yaşandığı da göz ardı edilmemelidir. Çocuk hakları ile ilgili görece ihmalin kaynağı konunun basit, ertelenebilir veya nispeten sorunsuz olarak görülmesi ya da gösterilmek istenmesidir. Çocuğun hakkını arama, talep etme ve sözünü duyurma bakımından yetişkinlere göre daha güçsüz olması da çocuk hakları ile ilgili ihmalin nedenlerinden biridir (GEMALMAZ, Mehmet Semih; Çocuk ve Genç Haklarına İlişkin Uluslarüstü Belgeler, Seçkin Yayıncılık, ANKARA, 2002).

İlgili mesajlar

Bir cevap yazın

Gerekli alanlar işaretlendi *