Gazete Çocuk Son Konular

Gazete Çocuk

Çocuk Hakları Odaklı Habercilik Anlayışı
Büyükler

Çocuk Hakları Odaklı Habercilik Anlayışı 

Çocukların medya aracılığıyla hak ihlaline uğramaması için ne yapılmalı ve nasıl yapılmalı konusuna değinmek doğru olacaktır ve ‘’Çocuklar medya araçlarından ne beklemektedir?’’ sorusunu cevaplamak yeterli olacaktır.

Çocuklar medyadan; başarısının kamuoyuna yansıtılmasını ve ciddiye alınmayı; duygu, düşünce ve sorunlarının basın yolu ile paylaşılmasını ve kişilik haklarına saygı gösterilmesini; yeteneği ile ürettiklerinin duyurulmasını olumlu haberlerin öznesi olmayı;  kendi gelişimine uygun ve anlayabileceği dilde eğitim, kültür ve eğlence içeren yayınların yapılmasını; haberin konusu olduğunda örselenmemeyi, deşifre edilmemeyi bunun karşılığında önemsenmeyi bekler. Dolayısıyla yazılı basın da dahil olmak üzere, medyanın rolüne ilişkin ilk prensibin; özenli davranma yükümlülüğü olduğunu söyleyebiliriz. Medyanın en önemli işlevlerinden birisinin kamuoyunu bilgilendirmek olduğu bilinmektedir. O halde yazılı basın da dahil olmak üzere, medyadan beklenen, bu bilgilendirmeyi çocuk haklarına ilişkin düzenlemelerin yüklediği sorumlulukla yerine getirmesidir. Bu çerçevede medyanın en önemli rolü, çocuğun katılım hakkını kullanabilmesinin ve görüşlerini ifade etme ve bilgi alma haklarını kullanabilmesinin bir aracı olmasıdır (ALANKUŞ, Sevda; Çocuk Odaklı Habercilik, IPS İletişim Vakfı, İSTANBUL, 2007).

Medya aynı zamanda, çocuğun suç ve benzeri risklerden korunmasının da bir aracıdır.

Medyanın bu rolüne ilişkin en ayrıntılı düzenleme ise Çocuk Suçluluğunun Önlenmesine İlişkin Birleşmiş Milletler Yönlendirici İlkeleri’nde (Riyad ilkeleri) yer almaktadır.

Bu ilkeler, ulusal otoritelere kitle iletişim araçlarına belli konularda özendirme, teşvik etme görevi vermektedir. Bunlardan bazıları; gençlerin çeşitli ulusal ve uluslararası kaynaklardan gelen bilgi ve belgelere ulaşmalarını sağlamak, gençlerin toplumdaki olumlu rolünü öne çıkarmak, gençler için sunulan hizmetler ve olanaklar hakkında kamuoyunu bilgilendirmek, genelde kitle iletişim ve özelde de televizyon ve sinema pornografi, uyuşturucu ve şiddete az yer vermeye; şiddet ve istismarın sunumunu çocuk için olumsuz açıdan vermemeye, özellikle çocuklar, kadınlar ve kişisel ilişkiler söz konusu olduğunda gurur incitici ve aşağılayıcı sahnelerin gösterilmesinden kaçınmaya ve eşitlik ilkelerini ve eşitliğe dayanan örnekleri işlemeye yönlendirmek, gençlerin toplumsal plan üzerindeki rolleri ve sorumluluklarının öneminin, keza gençler üzerindeki uyuşturucu ve alkol istismarıyla ilgili mesajları aracılığıyla yaratacakları etkinin bilincinde olmalıdırlar. Bu etkiyi de, mesajlarını tutarlı ve yansız biçimde vererek, söz konusu istismarları önleme hizmetine adamalıdırlar.

Medyanın çocuk hakları alanında üstlenmesi gereken sorumlulukları üç ana başlıkta toplamak mümkündür:

1. Çocukların ifade özgürlüklerini kullanabilmeleri ve toplumsal yaşama katılmalarını sağlayıcı bir araç olma,

2. Çocuk haklarının korunabilmesi için duyarlılık yaratmak,

3. Çocuk haklarına duyarlı ve saygılı bir habercilik anlayışı yaratmak.

Çocukların medyada doğru temsili için; hak-çocuk odaklı habercilik, öğrenilmesi ve doğru kullanılması gereken bir anlayışa sahip olmalıdır. Çocuklarla ilgili yapılan haberlerin belli ilkelerinin olması gerekir. Çünkü çocuklarla ilgili haberler medyada önemli bir yere sahiptir. Ama bu haberlerin yapılması için genellikle çok büyük etki yaratması beklenir.

Habere konu olan çocukların, konu ne olursa olsun, mağduriyetin çok olduğu haberler değilse medyada temsili yoktur. Sevda Alankuş’ un hazırladığı Çocuk Odaklı Habercilik kitabında bu temsil şu şekilde ele alınır:

‘‘Çocuklar eğer diğer ötekilere de yapıldığı gibi medyada yeterince temsil edilmiyorlarsa bu bir hak ihlalidir. Haberciler, kendilerine öğretilen egemen haber üretme stratejilerine bağlı kalarak haber yaptıklarında, -bu yapının kendisinden kaynaklı olarak- hak ihlallerine neden olurlar. Haber etiğine ilişkin kurallar da bu hak ihlallerini engellemek için yeterli değildir. Çünkü bu durum haberin, etik olup olmamasından daha farklı bir şeydir. Haber metinleri etik kuralları ihlal etmediği durumlarda da hak ihlallerine neden olabilmektedirler.

Hak haberciliği, haberdeki hak ihlallerini, ötekileştirmeyi, yok saymayı ortadan kaldırmak için belirli ilkeler, kurallar belirlemekten öte, habercilerin habere ve hak ihlaline bakışını değiştirecek girişimlere ihtiyaç duyulduğunun altını çizmektedir. Habercilik, yalnızca olay yerinde/anında olup biteni ‘doğru’ biçimde yansıtmanın ötesinde bir sorumluluk gerektirmekte, insan hak ve özgürlüklerine duyarlı bir bakış ve dilin yerleştirilmesi gerekmektedir.

Hak haberciliği, medyanın tarafsız olamayacağı düşüncesini daha da ileriye taşıyarak, idealize edilen biçimiyle bir tarafsızlık söz konusu olsa bile, böyle bir tarafsızlığı hedeflememektedir. Medya, tarafsızlık bir yana, medyada sesini duyuramayanların, görünür olamayanların sesini duyurmak yönünde taraflı olmalıdır. Başka bir ifadeyle medyada pozitif ayrımcılık yapılmalıdır.’’

Çocuklar, belli konulardaki haberlerde sıkça karşılaştığımız bir özne olurken, bu durum ortadan kalktığında ise medyada görünmezler olurlar. Haberlerde verilişlerine göre çocuklar, genel olarak şirin olarak ya da dram içerikli haberlerde duygu sömürüsü aracı olarak kullanılır.

Önceki

Çocuk Hakları Odaklı Habercilik Anlayışı

İlgili mesajlar

Bir cevap yazın

Gerekli alanlar işaretlendi *